bu sitedeki yazılarımın....kopyalanması,çoğaltılması,yayınlanması 5846 ya göre yasaktır...

tay ve tay





eczane vitrinlerinde ilginç yazılar reklamlar vardır çoğu zaman...
yürürken rastlarsam göz ucuyla bakarım...
tavsiye ederim ilginçtir...
hafıza güçlendirici haptan...
leke gidericiye...
performans artırandan...
kilo aldırana verdirene...
tüy dökenden ...
saç çıkartana hangi vızıttırıyı ararsan var...

eczahane'den eczane'ye geçiş sürecinde oluşmuş olmalı bu dönüşüm...
hani pastahane pastane
postahane postane
hastahane hastane dönüşümündeki gibi...
iyi oldu tabi bu dönüşüm...
kelimenin başındaki sonundaki -ha- sesi tamamda...
kelimenin ortasındaki -ha- sesi zor gelir bize ...
o yüzden zaten söylemez yutardık...
eh işte yuta yuta sonunda yazarken de düşürdük -ha-yı...
siz sağ ben selamet...
fena mı oldu...

son bir iki aydır bazı eczanelerde özellikle ilgimi çeken bir ilan var...
''bit tokası gelmiştir''
bu eczanelerin yelpazeside varoştan lükse ...
eskiden yeniye geniş bir yelpazede...
önceleri çok umursamadım...

hani bu
''keneler bastı 4 yanımızı ''
gibi
veya
''domuz gribi aşısı geldi koşun bitmeden alın'' gibi...
ya da...
''aman meyvaları sebzeleri bizim sattığımız exirle yıkayıp öyle yiyin
yoksa maazalaah zehirlenirsiniz ''
türünden üfürülmüş bir balon düşündüm...

yinede umursamışım ki...
televizyonda bit şampuanı reklamlarına denk gelmeye başladım...
bırak reklamı haftada 3-4 program anca izliyorum...
buna rağmen reklamı görüyorsam...
işte...
algıda seçicilik buna derim ...

şaka gibi yahû...
3-4 senedir keneyle yatıp keneyle kalkıyorduk...
bu yıl tatile çıktılar herhalde keneler
ki o canhıraş
''keneeee vaaarrr keneee ölüümüüü ''
bağırtısını duymuyoruz derken
yerlerini bitlere mi bıraktılar...
nolcaz şimdi bitlenicez mi...

bizim sokaktaki eczacıya sordum ...
 __ne iş bu bit tokası neye yarıyor...

anlattı
içinde ıcık cıcık bişiler varmış tokayı saçına takınca kafana bit gelmiyormuş...

__iyide bu bit nerden çıktı şimdi durup dururken onu soruyorum...
__aaa bit her zaman var önlem almak lazım...
üstelik salgın bu aralar hatta hollanda kraliyet ailesinin çocuklarında da çıktı...

sevimsiz felaket tellalı...
iki tane toka elimdeydi...
biri 5 biride 7,5 lira...
içlerinde kafuru var...
kafuru'nun da bit önleme yeteneği var...
öyle plastik pembeli yeşilli çiçekli kelebekli tokalar...
tam parasını ödeyip kafama takacakken...

-ki bu nasıl bir omurilik davranışdır az sonra anlarız-

bu kızdan en son aldığım alfasilini hatırladım...
aldığımın ertesi günü kapıda karşılaştığım yukarki kuyu cadısı ...

''geçmiş olsun neyiniz var''
dediğinde anlamıştım hatamı...
hapşır 2 kere...
öldü diye helvanı kavursunlar...

tokaları bıraktım...
eczacıya...en umursamaz olmasına çalıştığım halimle...
'aman bir o eksikti ' dedim
hiçbirşey almadan
çıktım dükkandan...

kaşına kaşına eve geldim...
freddynin kâbusu halt etmiş
benim kâbusum geri döndü...
eski oturduğum evin yöneticisinin çocuğu bitlenmişti yıllar önce...
kapıcıda yemeyip içmeyip bana yetiştirmişti...
işte benim kabus o zamanlar başlamıştı...

acilen anneme gittim...
__anne kafama baksana bit var mı...

kadın koltuktan düşüyordu...
neyse baktı yinede

__yok evladım birşey
__anne bakıyorsun ama bak doğruyu söyle görsen tanırsın di mi biti...
__aaa tabi tabi tanımam mı çocuğum kahverengi küçük böcekler olmalılar...

amannn çok rahatladım bende eflatun zıplayan ve dana kadar birşey zannediyordum...

__anne olmalılar derken??
__yani renkleri ya da boyları farklı olabilir tabi ama ben yinede tanırım...
__anne beni delirtme bit'in rengi boyutu mu olurmuş bit bittir işteee...
__aaa yeter asıl sen beni delirtme kedilerin hepsi tekir ya da arap mı oluyor...Allahın işi işte
her bir canlıyı kendi içinde farklı yaratıyor...
__ya ne diyorsun  anne ne alakası var kediyle köpekle...
bari de ki tanımam niye zaman kaybettiriyorsun bana...

eve geldim...

dr.lar bilir herhalde diye bir arkadaşımı aradım...
__kafada bit olmasının belirtileri ne ? yani nasıl anlarım...
__hıı Sedencim bitler 6 bacaklıydı...dur şaşırdım şimdi 8 miydi yoksa...
__tamammm yaa iyi nöbetler 6 ay hatta 6 sene sonra görüşelim...

bit bulacamda bulduğumun bit olup olmadığını anlamak için oturup hayvanın bacaklarını sayacam...
töbe töbee...

sokaktaki can'lara bir kap su birazcıkda yemek vermeyi unutmazsınız değil mi...

o dönem...
bu uyuz yönetici giriş katında oturuyordu...
gece evde yatağa yatıyorum...
kurtlar kuşlar uyumuş...
ben gözümü kapadığımda yöneticinin dairesindeki kapı eşiğinden tek sıra halinde
koloni gibi ...
yukarı çıkan bitler hayal ediyorum...
kimbilir kaç gece kalkıp kapı eşiği kontrol etmişimdir...
uyusana bakim nasıl uyuyorsun...

şimdi bu benimki bit canlısını görünce buaaauuu diye bağırıp korkmak değil...
bit benim için tiksinççç de değil....
zaten ota boka şu tissskinenlerden de değilim...
olsa olsa tiksinirim ama yine de bit'den değil...
eh yani korkmuyorsun tiksinmiyorsun eee sorun ne gelir akla...
sorun şu....
ben bu bit mahlukatının yapıştığını ve gitmediğini düşünüyorum...
saça başa ele kola yerdeki yolluklara halılara...
bööle ilaç filan yapıyorsun onlar ilacın ardından ...
gremlinler gibi çoğalıp sırtırak
nihohooo diyip sana bakıyolar...
gibi geliyor...
ya da tut ki öldüler...
otur ondan sonra ben kaç tane mahlukatın canına kıydım diye yas tut...
yani işte ne dedik en başta kâbus...

hayat kurtaran kuaförümle çözmüştüm sorunu...
biz çoook eski ve çook samimi tanışırız...
komşuyuzdur kankayızdır yaş farkımız vardır ...
ama
unuturuz hep...
gecenin bir saati aradım...

__abi sen bit görsen tanır mısın...
__tabiki tanırım noldu
__sabah biraz erken açsana dükkanı bana bi bak bit var mı kafamda...
__tamam canım hiç merak etme sen ,şimdi takma kafana rahat rahat uyu...
ben sabah alırım seni evden beraber açarız dükkanı..
__bit varsada kafamda çözersin di mi konuyu...
__evvelallah...

ekselans istediği kadar bu konuşmadaki her bit lafında sinirle kaşınmaya başlasın ve söylensin ...
günlerden sonra ilk defa mis gibi bir uyku çekmiştim...
bu kuaförüm gibi hayatı kolaylaştıran insanların herbirini ayrı ayrı başımın üstünde halen taşıyorum...
ekstra soru yok,dalga geçmek yok,yanıltmak yok...

anakraliçeden ekselansa herbiri fikir üretti bik bik etti sadece...
hee birde kızdılar bol bol...
nerden çıkmış efendim
yöneticinin çocuğunda olabilirmiş ama bende niye olsaymış ki...
çünkü yöneticinin 5 kolu 5 bacağı var di mi...

biri dedi...
''bit pislikten olur pis insana gider sana niye gelsin''
öbürü dedi ...
''bit temizlik sever temiz insana gider sende hergün saçını yıkayıp durma''

en can alıcısı...
bir çokbilmiş dosttan geldi...
''tarihte bilmemne paşası varmış osmanlıda
padişahın kızına talip olmuş
etraf paşa için cüzzamlı diye dedikodu çıkarmış ki bu evlilik olmasın diye ...
padişah adamlarını göndermiş
paşanın elbiselerini incelemişler bir tane bit bulmuşlar ....
bit cüzzamlıda bulunmazmış o yüzden paşanın cüzzamsız olduğu anlaşılmış padişahda kızını vermiş''

__yani ne anlayacam ben şimdi bundan ...
dedim...
__diyeceğim o ki....eskaza sende bit varsa cüzzam yok demektir ...
dedi...

hııı
güzel
zaten
mantık dediğin böyle yürür ... tay tay yapa yapa gider...

bardakçı yetiştirmesi bunların alayı...
adamın yıllardır gazetelerde yazdığı yetmiyor gibi...
cumartesileri o programı yapa yapa bunların 3 kuruşluk aklı fikride dolandı
uçurtmanın kuyruğuna...
''nurda yat Atam bizi kurtardın bu sefilliğin zilletin elinden''
diyeceklerine...
hanedan hayranı olup çıktı millet...
bu da ne sülaleymiş be...
hayatı sürgünde geçmişlere bakıyorsun en genci 97 sinde ölüyor...
cenazeyi başbakan kaldırıyor...
ağıt yakıyorlar ''vah vah çok genç gitti'' diye...
ulan burda kendi vatanımızda toprağımızda küt küt gidiyoruz 20 mizde 30 muzda 40 mızda...
bari bi göstermelik şeffaf saray kuralımda bbg evi gibi...
bu hayran alayını saraya kadrolu soytarı olarak sokalım ...
hem onların istediği olsun...
hemde benim gibiler eğlensin...

aman ya neyse...
dönelim kuaföre...
sabahın köründe dükkan açıldı bit incelemesi yapıldı...
yokmuş bit mit...

erkeklerin anlaması biraz güç bu kuaför olayını...
ama özetleyebilirim...
kadın 3 kişiden kolay vazgeçmez kuaförü,jinekoloğu ,diş hekimi...
derler...
ama içlerinde ille en vazgeçilmezi hep kuaförüdür...
araştırın cancağızım deneyin...
sevgili gider
kuaför kalır
nişanlı gider
kuaför kalır
koca gider kuaför kalır
hatta kocalar gider...kuaför yine kalır...

geçenlerde benim kuaför söyleniyordu bir kadına...
__yasemincim bak ben yaşlandım artık ...
yeter ama...
bu sana yapacağım 3 . gelin başı yoruluyorum artık aaa...

8 Responses to “tay ve tay”

hasret senfonileri dedi ki...

Yani bir tek sen misin hart hart kaşınan bit lâfını duyunca?? Valla bu gece uyku tutmaz üstelik kaşıntı da durmaz ise saat 04.oo den sonra arayan ben olabilirim.. Ancak, kuaför tesbitin 4/4lük! Tam 10 senedir İstanbul'dan Ankara'ya gidişlerimin, saçımın kesimi ile ilgili olduğunu kimse bilemedi.. ve her seferinde upuzun gidip kıssacık dönüşüm, hep "hazır gitmişken " diye özetlendi..

Not: Bir ihtisas sahibi der ki: Bit, rakı beyazı rengindedir sırtının ortasında koyuca bir beneği vardır.. pire gibi zıplamasa da yine de temize atlaması meşhurdur.. Hapishanelerde bit yarışı yaptıranlar bitlerinin karşı tarafına yeni yıkanan birini koyarlar!!! Hiç mi türk filmi seyretmedin be Sedencik?

ezgilimelodi dedi ki...

Öğretmenliğimin ilk yılında görev yaptığım köy okulunda ilk önce pire ile tanışarak pirelerin üzerimde harita çizmesine neden olmuştum,koca kırmızı kaşıntılı yara izleri ile!!
Zaten ne kadar böcek varsa hepsinin benimle arası iyi olduğu için,ders sırasında beni hiç yalnız bırakmadılar.
Bite gelince,
Mazisi çok derin...
Sınıfımdaki Rapunzel kuzucuklarım,saçlarını kaşımaktan dersi dinleyemiyordu.Zaten binde bir taranan o güzelim saçları paket lastiği ile toplayınca daha da feci görünüyorlardı.
Ne mi yaptım?
Saçlarını kestim kızların
Müdür;
Amman hocam ne yaptın sen!!Ne der şimdi aileleri deyince bende başladı bir telaş...
Derken sınıf kapısını bir kez tıklatıp içeri hücum eden teyzem söyledi:
Allah razı olsun hoca efendi(efendi garip gelebilir,ama o öyle dedi:))Benim de saçlarımı müsait bir zamanda kes ha!!
deyince,
bakakaldım...
Veli toplantısına bunun için gelmeleri de müdürün işine geldi sanırım.

Sedencik dedi ki...

HASRETSENFONİLERİ.....bir ben değilim elbette...
biliyorum kaşınan çok insan var :)
Ankara gidişlerinizin nedenini kuaför biliyorsa eminim çok mutludur
çünkü az yol değil...
Türk filmi seyrettim seyretmesine de...
bit sahnesine denk gelmemişim:)
ama şu rakı beyazı renk tüm öğrendiklerimi altüst etti...
google bile kahve -siyah filan diye tanıtıyor...
sanırım evrim sürecindeler :)
sevgiyle...

Sedencik dedi ki...

EZGİLİMELODİ.....henüz müdür'ün cümlesini okumadan...
'amannn hocam ne yaptın'
dedim bende...
demesine de...
bu anı'nın sonucunu hiç böyle düşünmemiştim...
saçı kesildiği için ağlayan çocuklar...
ve
sıra sıra itiraz eden veliler geçmiş demek gözümün önünden...
oysa gerçeğin hüznü
elle tutulurcasına keskin ve derinken...
ve
herzaman beklerim hoşgeldiniz:)
sevgiyle...

tropicalmalibu dedi ki...

Sedencik yine beni guldurdun..dusundurdun.iykkk yapamam ama kasindigim gercek hatta yazarken bile KIPIR KIPIRIM..:))
DUR HELE GAGILLAYIM NASIL TEMIZLENIRMIS DEDIM...temiz sac pislik falan derken BIT yazdim..karsima hep ask bitti canin ciksin surum surum surun diye siirler cikti;))dogru kelimeyi yazdiginizdan eminmisiniz aradiginiz sonuc diyo bulamadi ilk defa galip geldim gagila karsi:P
demek bit yokmuss..rahatladim...
3.cocuk isteniyor nedenki..?
turkiyede olum olaylari fazla tabiki trafik canavari ivir zivir
hatta bitten olen bilem vardir..
takarlarmi garibanlari elbette pasalar beyler sunulacak onlara omuz verilecek tovbe allahim..ne anli sanli merasim toreniydi..nebahat cehre varmi diye baktim.hanimlar cok SIK VE ZARIFTI.ciglik atan yoktu agit yoktu...tabikide onlara omuz verilecek..:( ben yine konuyu saptirdim ama anlarsin beni sen..
hatta tul perdeden bas ortusu modasi cikmis diye duydum siyah ve gozluklerde siyah ama illede rayban
pek guzel goruntu veriyorlar tv,de
eh artik moda ile ugrasanlar izlemistir haberleri.ben tulbentli analari izleye izleye icime SIKINTILAR GELIYOR.YAZIK COK YAZIK HELEKI ALLI BASLI TABUTLAR PEK FENAMA GIDIYOR BU ARALAR..20 sadece 20..hayatinin baharinda.:(
saglicakla kal sevgili seden izmire SICAK diyordun istanbul ne alemde..:P neyse uzattim konuyu afedersin.. kasintili uyku beni bekliyor..bitli pireli...esen kal.

Sedencik dedi ki...

TROPICALMALIBU.....çok yasa sen... yahû google bit yazıp ...
ardından aşk şiiri bulmakda epey bir çaba istiyordur :))
3. çocuk kafalarındaki hayli ilginç bir hesabın yansıması...
şaşırıyor di mi insan duyunca...
sanıyorki herşey gül gülistan rahat...
tek dert bu kaldı :)
ve tabiki cenazelerin ,kaldırılacak yerlerin
hatta din görevlilerinin ve senin dediğin gibi giyilecek kıyafetlerinde modası oluştu...
merakla bekliyorum
başka neler gelecek gündeme diye...
İstanbul bu yıl sıcak konusunda İzmirden pek farklı değil...
hakikaten çok kötü feci bir sıcak var...
benim gibi sıcaktan hoşlanmayanların kâbusu oldu bugünler...
geçecek gibi de durmuyor ya bakalım hayırlısı tropicalcim...
selamlar ve kocaman:)
sevgiyle...

Nightmarer dedi ki...

:)20 sene öncesinde.. benimde var sen gibi böyle bir bit hatirasi ama burdan degil mailden anlatayim..

basim agriyor heleki bugün delirtecek gibi okuyunca iyi geldi bu yazi :)

ve tesekkürler;)

Sedencik dedi ki...

NIGHTMARER.....merak ettim şimdi o hatırayı:)
geçmişler olsun ki tamamen geçmiştir inşallah...
ben teşekkür ederim canım...
şimdi mail kontrolü:)
sevgiyle...