bu sitedeki yazılarımın....kopyalanması,çoğaltılması,yayınlanması 5846 ya göre yasaktır...

beklerken



kriz başladığı günlerde huy değiştirmişti büyükpatron...
millet indirime gitti...
o bütün işlere zam yaptı...
kağıt üstünde iyi bir hesabı vardı...
krizden dolayı 10 müşteri yerine 3 tane gelecekmiş ...
kazanmamız gereken parayı bu 3 kişiye bölerek onlardan alacakmışız...
ne herşeyin kağıt üstündeki rakamlardan ibaret olmadığı...
ne müşteri-firma arasında yıllara dayalı güven ilişkisinin zedelenmemesi gerektiği...
ı ıh hiçbirini dinlemedi...
dedim ya sadece kağıt üstünde iyiydi...

yani fırına giriyorsun ekmek almak için...
çıkarıp alıştığın parayı veriyorsun...
bakkal sana ekmeğin artık 5 lira olduğunu söylüyor
nedenini soruncada ekonomik krizden dolayı insanların az ekmek aldığını ...
eh kurduğu düzenin devamını sağlamak adına
kalanların artık ekmeğe 5 lira vereceğini söylüyor...
dedim ya kağıt üstünde giden müşteri haklı
düzenini koruyan fırııncıda haklı...
kaldığı için bir ekmeğe 5 lira ödediğinden dolayı küfredende haklı...
pekiii...
tamam...
sizde haklısınız :)

birara çek takip eder oldu...
bankaların istanbul şubelerinde gidipde dalaşmadığı bir tane şube
kalmış mıdır merak ediyorum...

banka elemanı...
__saat ikiden sonra gelin takasta olabilir dediğinde ...
kıyametler koparırdı...
__ne takası hangi takas...tarihe bak tarih bugünü gösteriyor öde çabuk...
gibi...

karşısındaki banka çalışanı değil ...
müşterinin vasisi sanki ...
de
çıkarıp cebinden ödeyecek...

tatsız,sinirli,öfkeli günler sürüp gitmişti...
isilik olmuştum o dönem anlatana kadar...
lafın gelişi gidişi değil hakikaten yüzümde pençe pençe kırmızılıklar oluşmuştu...
dr.a ilk lafım...
'bana böyle kalmayacağımı söyle' ...
olmuştu...

peki anladı mı...
hayır...
sadece...
banka işleri bana kaldı...

 
şimdilerde gerekli ıslahatı yaptığına kanaat getirmiş olsa gerek ki...
aylardır...
büyükpatron ofiste kendi odasında vakit geçirir oldu...

günlük milletle dalaşma telefonlarını ettikten sonra odasına girip kapıyı
kilitliyor ve çıt çıkmıyor saatlerce...

öyle bir sukunet çöküyor üstüne odasına giderken...
bi başında halesi eksik...
cep telefonunu benim masada unutuyor...
odasındaki kedileri bize yolluyor...
3-5-10 kere vuruyorsun kapıyı ...

neden sonra öte dünyadan gelir gibi bir sesle cevap geliyor...
''beni rahatsız etmeyin''

sonra sakin sakin çıkıp geliyor...
''birşey var mı''diye soruyor...
o an için söylenecek bir şey yoksa...
''yok bir şey''
dememizle beraber odasını kapatıp gidiyor...

sonra ara ki bulasın...
1 bazen 2 gün ortada yok ...
evdede yok...
cepte kapalı...
birşey sormak için ya da fikir birliği için çatlasan ulaşamıyorsun...
2 gün sonra hiçbirşey olmamış gibi çıkıp geliyor...
sorulan sorular geçiştiriliyor...

agatha ile başlayıp cornwell'le devam eden yolculuğumun işe yaramasını umut ederek...
yok olduğu günlerden birinde...
konyak arızasını yanıma alıp ...
odasına girip kapıyı kilitledim...
elbette karıştırıcam...
hee mikrobik kedi bana yardım edeceğinden değil ...
sadece erken uyarı sistemi...
6 kat aşağıda asansör kapısının bizden biri tarafından açıldığını bilip...
çığlık çığlık miyavlayarak kapılara ,duvarlara tırmanması bu sefer işe yarayacak...

pc den başladım..
bu adam pc yi her kullanımdan sonra formatlamıyorsa...
içindekiler...
iş dosyaları,haritalar vs...
elim değmişken...
net teki yolculuğunuda şöyle bi gözden geçirdim...
gazeteler,dergiler ,nasa,kuzey ışıkları,hubble teleskopu,uzayda yaşam formları vb.

çekmeceleri didikledim...
benim çalışma masamın çekmece
kilidinin anahtarı ona uyuyor ne tesadüf...
tamam tesadüf değil ...
aynı yerden alındığı için olmalı...
çekmecelerin bir tanesi evraklar,faturalar...
gerisi çerçöp
portakal kabuğundan tut...
geçen yıldan kalma şeftali çekirdeğine kadar herşey var...

evet evet özel hayatın gizliliği esastır...
mesela ajandamın kapağına dokunsa biri ben sussam vücut dilim soru işaretine döner...
ve fakat
sessiz habersiz ortadan 3 gün kaybolursam ardıma bıraktığım mesaj...
''ajandamı ,çekmecelerimi,telefonlarımı,hesap hareketlerimi gönül rahatlığıyla kontrol edebilirsiniz''
dir...

var bir şey ve ben bilmiyorum ya da bulamıyorum...

annesi arıyor...
__evladım bu çocuk ne işler karıştırıyor eve barkada uğramıyor...
çocuğa bak sen...
__üzülme Emel teyze arkadaşlarıyla takılıyor merak etme...

diyorumda yalan da bir yere kadar...
her şey olur...
akıl dediğin kıldan ince köprü...

dün...
tekniker...
bakkaldan...
hazır kekle beraber bir kutu dondurma almış...
fincan tabaklarına bir dilim kek üstüne dondurma koymuş...
yanında dimes in meyva suyuyla...
ikram etti...
fellik fellik çay kaşığı arıyorlar ...
eee öyle çatalımız bıçağımız tatlı kaşığımızla filan lokanta işletmiyoruz di mi...
ofis burası...

nasıl oluyorsa oluyor atılıyor mu nedir...
bitiyor bizim kaşıklar...
yok oluyor...
ki
10-15 gün önce metroda ucuz bulup 12 tane almıştım ofis için...
yok...
yine uçmuş....
büyükpatron vergi dairesine gitmişti...
gittim onun odasınada baktım...

masada rafta çekmecede yok...
odadan çıkarken...
taş dolabına takıldı gözüm...
taş dolabı ...
adı üstünde önü camla kapalı koca bir dolap...
içindede fosilinden taş numunelerine kadar bir alay mineral var...
en alt rafında tahta bir kutu var minikleri ona koymuştuk...
o kutu öne çekilmiş arkaya bir kutu sıkıştırılmış...
camekanı açıp arkadaki kutuyu çıkardım...


29 yazıyla yirmidokuz tane çay kaşığı ...
biri köstekli diğerleri sıradan kol saatleri...
her cins metalden uzunlu kısalı bir sürü çubuk...
kaybettiğimizi sandığımız 5 tane pusula...
ki bunlardan biri benim tatil pusulamdı...

içlerinden 4 tane kaşığı alıp getirdim ...
'bunlar içerde kalmış yıkayın kullanalım'
diye geçiştirdim...

sokaktaki can'lara bir kap su birazcıkda yemek vermeyi unutmazsınız değil mi...


işin yanısıra cambazlık yapıyoruz...
ip üstünde dengede kalmaca...
önemsiz sıradan birşeyse herkes bilebilir...
önemli bir sorunsa ...
ki çekmece muhteviyatı önemli gibi duruyordu...
o zaman herkes bilmeyebilir...

ofise gelir gelmez odasında ve tepesinde bittim büyükpatronun...

__patron niye 29 tane kaşığı ve yanısıra saat , pusula ve bir alay zımbırtıyı saklıyorsun...
__sen benim odamı mı karıştırıyorsun...
__sorumun cevabı bu değil...önce cevap sonra karşı soru...
__işin yok mu senin...

akşama kadar 10 kere gidip kontrol ettim...
konuşmuyor...
tebdil-i mekandaki ferahlık geldi aklıma...
__gel sana kahve ısmarlıyım ...
__niye en ucuzu kahve diye mi... istemez zaten kafamı bozdun...
__tamam o zaman sen ısmarla yanında martell de içelim...

ikna oldu gittik oturduk bi yere...
__ee anlat patron...
__yemin et kimseye söylemeyeceğine...
__etmem...
__niye...
__patron prensip olarak yemin etmediğimi bilirsin...
__iyi tamam...telepati ve telekinezi özelliğimi keşfediyorum...
__???
__bak mesela sondajcıyı ya da seni aramak için elimi uzatıyorum telefona pat diye telefon çalıyor...
ya sen ya sondajcı aramış oluyor...
__ee başka...
__geçenlerde rüyamda teyzemi görüyordum sabah bir uyandım teyzem bizde
kahvaltı ediyor...
sonra bir gün lambanın ampulune bakıyordum çok parlaktı rahatsız etti değiştirmeyi düşünürken
patladı
sonra konsantrasyonu tam sağlayınca metal bükülüyor...
bu yüzden çay kaşıklarıyla çalışma yapıyorum...
__büküldü mü bari...
__henüz değil çünkü konsantrasyonu sağlayamıyorum bi susmuyorsunuzki içerde...
__peki saatler??
__onlar çok kolay düşüncemi odakladığımda duruyorlar...
__duruyorlar ??
__evet tabiki duruyorlar...üstelik pusulaya bile yön değiştirttim...

şimdiii
büyükpatronun ilgi alanı oldum olası uzay...
uzayla yatar...fenerbahçeyle kalkar...
farklı yaşamlar arardı...
arardıda nerde arardı...
abone olduğu dergilerde,kitaplarda,araştırmalarda,belgesellerde...
veya daha kadim bilgilerde...
metafiziksel açılımları da ben sokmuştum çook zaman önce onun dünyasına...
iyi otur düşün şimdi kara kara...

sondajcıyı günde 10 kere biz ...
10 kerede o bizi arar...
elini telefona uzattığında sondajcı olma olasılığı veya benim arama olasılığım
çok yüksek...
teyzeni rüyanda gördüğünde eşzamanlı olarak teyzen gelmemiştir...
muhtemelen teyzen gelmiştir kahvaltı ederken sohbet ediyorlardır...
o arada sende horul horul uykunun onyüzbinmilyonuncu evresindeyken...
beynin senden bağımsız...
kuyudan gelir gibi teyzenin sesini algılamıştır...
ve rüyana 2 replik 3 karede teyzenden ilave olmuştur...
hani uyurken rüyanda tuvalet arıyorsundur feci sıkışmışsındır...
bir uyanırsın uykudan...
hakikaten soluğu tuvalette alırsın...
burdaki sır...
rüyanda gördüğün için çişin gelmedi...
çişin geldiği için o rüyayı gördün...
yani senarist iki kare ekleyiverdi...


5 liraya satılan çin malı saat zaten dededen toruna aile hatırası olmayacaktı illaki duracaktı...
pusulayı zaten ben bozmuştum ...
bir tanesini trabzonda maçka deresine düşürüp 15 dakika arayıp bulduk...
diğeri manyetik alana maruz kaldı...
ötekileride sen toplu halde kutuya tıktığından kutuplanmaları sapıtır tabi doğaldır...

desem mi...
yoksa...
biraz açılım
biraz teşvik
aaaa cambaza bak....
diye diye...
ülkeler yönetiliyorda ...bir büyükpatron mu yönetilmeyecek...
öylesine düşündüm işte...

 
__peki niye yok olup duruyorsun ortalıktan...sakın bana derneğe merneğe katıldım deme..
__ dernek değil pek...uzaydaki bazı yaşam formları bizden çok daha ileri bir teknolojiye sahip ve
kapasitelerini çok daha iyi kullandıkları için bu tip konular onlar için sıradan...
sonuçta uyumu yakalamamız lazım...
__ne yani uzaylı ,ufo falan mı bekliyorsun...
__e o da var tabi...
__nerde bekliyorsun...
__3-4 tane tespit edilmiş bölge var...
__napıyorlar park yeri yada mola yeri olarak mı kullanıyorlar oraları..
__bir kere daha dalga geçersen anlatmam
__tamam afedersin patron anlat sen...
__araştırıyoruz ekip olarak...
__ekip derken??
__sen tanımıyorsun ama istersen tanıştırırım...
arada toplantılarımız oluyor...
__yaaa
__seden yeter ''yaaa'' mı diyecen böyle ...
__yok dinliyorumda ondan ...şey bu ekibin üyeleri nasıl bişeyler yani görünüyorlar mı...
__bu nasıl soru be ne demek istiyorsun sen...
__yani bizim gibiler mi diyorum patron...
__elbette bizim gibi...3 tanesi meslektaşımız bir tane iktisatçı 2 tane matematikçi ,5 fizikçi var aramızda...
sen uzaylılarla karıştırdın ...benim bahsettiğim burdaki insanlar...
uzaylıların bir kısmı aramızda zaten...
sadece henüz tanımıyoruz...


hakikaten ne çıkarsa mühendislerden,fizikçilerden çıkıyormuş bu alanda...
ehh...
birde biz
tanışalım bakalım şu ekibin üyeleriyle...

12 Responses to “beklerken”

hasret senfonileri dedi ki...

ALLAH CÜMLETEN YARDIMCINIZ OLSUN!!

Adsız dedi ki...

ammmman de...
=9

aman

atalet..

Sedencik dedi ki...

HASRETSENFONİLERİ.....amin hepimizin olsun...
da...
güzeldir farklı ilgi alanları :)
sevgi ve sağlıkla...

Sedencik dedi ki...

ATALET.....ilerde bir gün oluşursa öyle bir tablo derim herhalde :)
sevgiyle...

Nightmarer dedi ki...

ilginc kisilik sizin patron :) yorgunluk.. yogunluk cok su siralar.. bas agrisiyla ama gülümseyerek okudum yine.. gülüyoruz da bide bakiyormusuz hakli cikiyormus :)) sevgiler sana..

Sedencik dedi ki...

NIGHTMARER.....haklı çıkarsa
-ki bana göre çook zor ihtimal ve umarım çıkmaz-
rehber olarak kullanırız patronu fena mı:)
hem geçmiş olsun hem de herşey kolay olsun...
sevgiyle...

Çağlar dedi ki...

vallahi bence de hiiç karışma derim :)
ama haberleri de beklerim.

Adsız dedi ki...

hehe hem karışma deyip hem de çatlıyoruz ya neler olacak diye..
bu acaba bizim meraklılığımızdan mıdır..
ya da..
sana güvenimizden midir..
bil bakalım =)

atalet

Sedencik dedi ki...

ÇAĞLAR.....karışmadan hı? peki uzaktan uzaktan denerim bi :)
sevgiyle...

Sedencik dedi ki...

ATALET.....ikisi birlikte olsun...
en güzeli o :)
sevgiyle...

kırlangıç dedi ki...

bende başta günahını aldım adamın,
acep çokmudur?
ama sizin patronda işin vıcığını çıkartmış,
git dağlarda yat uzaylı izle, iş değil gerçekten...
ahanda,
diyelimki farklı yaşam var ve patron bunu gördü...
lütfen bir dahakinde sor bunu
"zaylıları görünce ne olacak?" merakta kalacam ben...:))
...
sağlık ve sevgiyle...

Sedencik dedi ki...

KIRLANGIÇ.....ona sorarsan hiç yoktur günahı filan...
bence ohooo:)
en basitinden hala zam yok:)
''görünce nolacak''?
anladığım kadarıyla bunlar onları incelemeye çalışacakta...
anlatımlardan çıkardığım korkarım incelenenler bu taraf olacak:)
sevgi ve sağlıkla...