
nerde kalmıştık...
son yazdığım yazıyı ...yeni adrese ekleyerek başlayacağım yazmıştım...
öylede yaptım...
hatta üşenmeyip bir kaç yazı daha taşıyıp ekledim...
evet evet çoook yoruldum...
ayrıntılarıda kısaca özetlersem...
yerleşicem gibi...
sol tarafta 2005 tarihli yazım...
size...
''nasıl yani''
dedirttiyse...
o şöyle oluyor...
şimdi genel eğilimin ve normal olanın ...
blogcudan kaçanların blogspota gelmesi olduğunu biliyoruz...
biliyoruz di mi...
heh..
işte onun anormal olanını düşünürseniz...
2005 tarihi netliğe kavuşacaktır...
aslında hemen hemen ...
iki bloguda eş zamanlarda açmışım gibi birşey...
neyse...
bu inşaat hali düzelecek elbet/inşallah bir ara...
bir kaç çiçek-böcek...
havadurumu ,google filan eklerim belki...çok yıllar önce yeni taşındığım evde ...
çalışmayan mutfakta...
dikimi yetişmemiş perde(sizlik)lerle
açılmamış kolilerin üstünde...
doğum günü kutladığımızı...
hatta pastanın özel alınmış mumlarını bile hatırlayınca...
elbet/inşallah da yerini bulur sanırım...
sokaktaki can'lara bir kap su birazcıkda yemek verirsiniz değil mi...
fon rengi uzun süre kalıcı...
itirazı olan?
güzeeel ...
itiraz yoksa meselede yok...
belki zamanla biraz tonunu açar alışılmış haline getiririm...
birlikte yaşam ...yaşamın kurallarına saygıdan vazgeçsem...
ya da...
ekselansın kabul edeceğini bilsem...
ben evimi bu renge çevirirdim...
yeşil kapılar...yeşil perdeler...yeşil koltuklar...
kapıdan geçen türbe niyetine çaput bağlardı...
blog açıklaması bu kadar...
şimdiii...
hani böyle toplu halde grup halinde oturulan ...
bir masaya bir odaya ...
dışardan bir tanıdık gelir...
ille birşey diyecek ya...
''aman tanrımm bu ne güzellik/yakışıklılık''
ya da
''aman tanrım bu ne zekaa/akıl''
gibi bir şey sallayıverir ortaya...
dikkat edin ...
bütün güzeller/yakışıklılar...
ki biliyoruz görecelidir...
bende zaten kendi görecemden bakıyorum..
bütün zeki/akıllılar...
dudak ucuyla kerhen bir gülümsemeyle karşılarken...
içlerinde en kaknemi ya da en sınır zekalısı...
__ayhhh iltifat ediyorsunuzzz ...
diyerek karşılıyaverir cümleyi...
yakın zamanda...
başbakan köşe yazarlarının hergün yazmasından...
huzursuzluk yaratıp ortalığı karıştırmalarından şikayet etti...
t.kiremitçi de alınmış bu şikayetden...
çok üzüldüm..
köşesinden cevap vermiş filan...
yahû valla billa sana söylememişti...
her gün değil istersen saat başı yaz...
hatta destekler bile seni...
desem...
geçer mi alınganlık...
