bu sitedeki yazılarımın....kopyalanması,çoğaltılması,yayınlanması 5846 ya göre yasaktır...

çarşıdan aldım bir tane...

 



yukarda gördüğünüz kap 2010 'a giderayak damgasını vuran yılın icadı...
''nar ayıkla'' adıyla satılıyor...
nar yemeyi severim ama ayıklamayı sevmem...
meyva sıkacakları yaygınlaştığından beri suyunu içiyoruz içmesinede...
aynı şey değil...
tanesiyle yemek daha keyifli...
eh bunun içinde sabır gerekiyor...
o taneler illaki sıçrayacağından üstünde açık renk bir kıyafet olmaması da gerekiyor...
benim için en uygunu
evdekilerden ya da gelenlerden en sabırlısını gözüme kestirip narı önüne itelemekti...
1 taneyle başlar sonra mutfaktan 2-3 tane daha bulup onlarıda araya sıkıştırırdım...
taa ki yukardaki bu şahane kabı bulana kadar böyle götürdük nar konusunu...

yılın icadı kabımızı
eve gelirken çarşıda bir dükkanda gördüm...
sudan ucuz 3 lira hemen aldım...
bence kaçırmayın sizde alın...
yolda yürürken ertesi akşam anneme eşe dostada 1 er tane almaya karar verdim...
sonra kabı çıkarıp üstündeki bantta yazan kullanım kılavuzunuda yolda okudum...
2000 liralık buzdolabının ,televizyonun içinden çıkmıyor böylesi adım adım anlatım...
dahiyane bişey...

narı ortadan ikiye kesip
üstteki beyaz altıgenlerden oluşan tak-çıkar plakanın üstüne koyuyorsun filan...
eve yaklaşırken o ayrıntılı dahiyane açıklamalara rağmen
hala narın bu kaba döküleceği konusunda soru işaretlerim vardı
ama
üretici kadar akıllı olmadığımı düşünüp üstünde durmadım...
ve değişmeyen tek şeyde bu fikrim oldu zaten...

kabı yıkadım...
narları çıkardım...
dahiyane kılavuzumuzdaki anlatım üzre enlemesine kestim altıgene yerleştirdim...
yine kılavuzumuzda yazıldığı gibi çelik bir kaşığın tersiyle hafif hafif nar a vurdum...
öyle yazıyor ''hafifçe''diyor...
2 tane düştü bile kaba...
işte mucizeee...
sonra baktım devamı gelmiyor...
belki dahiyane kılavuzda baskı hatası vardır ''sertçe''yazacaklarına ''hafifçe'' yazmışlardır''
sertçe vurdum...
5 tane daha döküldü...
baktım olmuyor
pirinç havan elini aldım onla vurdum
3-5 tane daha döküldü...
kalanları ezilmeye kabuğuda delinip heryere sıçramaya başladı...
tamam kesin baskı hatası vardır bu yılın icadında...
belkide enlemesine değil boylamasına kesilecekti...
2.narı aldım bu sefer boylamasına kestim...
sırasıyla aynı işlemler sonucu 3-5 tanede ondan döküldü...

sokaktaki can'lara bir kap su birazcıkda yemek vermeyi unutmazsınız değil mi...

hmmm sonunda anladım ''nar ayıkla''nın ne işe yaradığını
ziyan mı olsun iki tane pırçıklanmış nar oturdum tek tek ayıkladım ...
yılın icadı kabın içine koydum...
demek ki kabın asli görevi kullananı motive edip nar ayıklamaya teşvik etmekmiş
ben yanlış anlamışım...
fonksiyonelliği ise salata yapacağın zaman eline havucu alıp...
''küçük küçük ol ve tabağa atla havuçcum''
demekle eşdeğer...

üreten sanırım ''bu saçma sapan aleti kimse almaz ama ya tutarsa'' diye bir deneme yaptı
bende alırken 'bu kap nar mar ayıklamaz ama ya ayıklarsa' diye aldığımdan
olsa gerek
düşünce parallelliği mi yakaladım nedir
zerre kadar kızmadım...
elbette yılbaşı yaklaşıyor diyedir bu iyimserlik dozumun artması...

ekselans mutfağa gittiğinde nar dolu kabı görünce...
__aa nar mı ayıkladın
__yoo o nar ayıklama aleti zaten
__hadi canım
__bak bu kağıttada açıklaması var
okudu
__nerden buldun bunu ne yani üstüne vurunca dökülüyor muymuş
__evettt
__atıyorsun abuk sabuk bi kap bu...
__atıyorsam o kadar nar nerden çıktı...

evet yinede inandırıcı değil...
olsun
zaten zar attığım konuda inandırıcılık değil...
toplumsal ortak noktamız
'biz denemeden inanmayız' a attım o zarı
sahne çekici
mutfak tezgahında vızıttırı bir kap duruyor
içi nar dolu
birde nar ayıklamaktan kesinlikle hoşlanmayan ben duruyorum...
ve iddiam o vızıttırı kabın o narları ayıklamış olduğu...

mesela
''yeni boyanmıştır lütfen dokunmayın'' levhalarını eski sıklıkta görmememizin nedeni...
akılların başa gelmesi...
parmaklığı,duvarı boya
üstüne birşey yazma kimse dokunmuyor zaten hatta farketmiyor bile...
ama
boya ve aynı zamanda üstüne dokunma diye yaz...
bak bakalım noluyor...

o da aldı bir tane nar
kesti kabın üstüne koydu-vurdu-tepindi olmadı ...
bıraktı kenara...
__atıyorsun demiştim di mi olmadı işte...
__ne yani şimdi ziyan mı olsun o cânım nar ayıkla bari...

ayıkladı...
ne demiştim...
motivasyon kabı...
oluyormuş işte bak...



11 Responses to “çarşıdan aldım bir tane...”

ezgilimelodi dedi ki...

:))Ya inan baktığımda "nasıl yaniiii?"deyiverdim.Süpersonik bir şeymiş:)Narı ayıklamayı ben de sevmem ama ayıkladıktan sonra kaşıklamak gibisi yok:)
Hmmm bu kabı ne yapalım;başlığını yaptığımız hamura bastırıp altıgen şekiller çıkaralım,kurabiye yapalım.Üzerine beyaz kağıt koyalım,kara kalemle kabartma yapalım:)Elek yapalım,oyun yapalım,duvara asalım...
Günün sözü:
Çarşıdan aldım bir tane,eve geldim o da neee?!!:)))

Sedencik dedi ki...

EZGİLİMELODİ.....görüntü güzel ,işlev yok :)
Ezgicim o 6genler 1,5-2 cm arası...
kurabiye hamuru için uyar mı bilemem...
ama...
ben eve gelen 3-5 kişiye daha süper ayıklıyor diye diye nar ayıklatırım bu kapla...
üstünde iyi çalışılırsa
kapı ya da duvar süsü olur tabi neden olmasın:)
sevgiyle...

a.y. dedi ki...

Yazının başında ben de hayret ettim doğrusu, böyle bir şey mümkün olabilir mi diye.

Geçenlerde okuduğum bir kitapta bana enteresan gelen bir bilgiyi paylaşmak isterim, narla ilgili.

Narın tanelerinden birinde Cennet sularından bir su bulunurmuş. O yüzden narın tamamını bir kişinin yemesi tavsiye ediliyordu. O su kendisine denk gelsin diye.

Nightmarer dedi ki...

Kaba gerek yok ki :) ayni dedigin gibi kesip avcunun icine aliyorsun nari.. büyükce bir kabin icinde olsun ki cok sicmaramasin.. eline kasik demiyim de öyle cok büyük olmayan bir kepce aliyorsun ve vurmaya basliyorsun.. yavasca döv nari :) parcalanip bozulmasin sulari cok akmasin.. ben bunu bir 9 senedir denerim ve bizde en cok yenen meyvedir ;)

sen atma bir kenara belki kücük kasikla denedin birde kepceyle dene derim ben :))))

Nightmarer dedi ki...

pirinc havani es gectim sanma ;) keci burclugum tuttuya kepce ile dene diyorum hala bak :))

kırlangıç dedi ki...

ne yani,
narı, enine olmayınca boyuna? ))
...
bence ben bu aleti neden aldım diye aklına yanma ve yüzyılın buluşu diye aylarca reklamı yapılan, bilmem kaç ülkenin kaç televizyonunda naklen yayınlanan açıklamada tanıtılan GİNGER adlı bir ucube aletin peşine takılıp gidenleri düşün ve rahatla...
...
benim aklımada bu anda yaş üzüm çekirdeğini ayıklayan ve hatta kabuğunu soyan bir alet yapmak geldi,
yada karpuz çekirdeği ayıklama aleti fikri...
tutarmı acaba? ))
...
bu yazı dilini çok ama çok seviyorum senin desem bir kez daha gına gelirmi acaba? ben aslında seni okumak için pazartesi sabahlarını düşünmüştüm ama yapamıyorum işte oysa ne güzel sendromsuz bir haftaya başlamış olacağım...
...
sağlıkla, sevgiyle...

Sedencik dedi ki...

A.Y.....deneyerek anladım ki mümkün olmuyormuş :)
bilgi enteresanmış hakikaten duymamıştım daha önce...
demek daha küçük narları tercih etmeli...
çünkü
geçenlerde aldığım sadece 2 tane nar 1,5 kiloya yakındı...
sevgi ve sağlıkla...

Sedencik dedi ki...

NIGHTMARER.....haha keçi burçlucum...
yazarken...
çorba kaşığıyla pirinç havan eli arasında denenmiş tahta kaşık,servis kaşığı ve kepçe denemelerimi yazmadım bile...
cidden olmuyor :)
ya da benim el ayarım yok...
4 e bölüm içini kemirecem yakında:)
sevgiyle...

Sedencik dedi ki...

KIRLANGIÇ.....aynen öyle enine olmazsa boyuna :)
ama limonda tutuyordu bu yöntem...
hani bazı limonun sadece boyuna kesilince suyu çıkıyor ...
hakikaten birde ginger ucubesi vardı...
ilk tanıtımları ''şey''diye yapılmıştı yanılmıyorsam...
aslında tutan aletler
öncesinde böyle denemelerden geçtiğine göre
karpuz ve üzüm çekirdeği aleti için 'ne duruyorsun' derim:)
ya da benim gibi yap çekirdekleriyle ye...
mesela
üzüm çekirdeği aktarda satılıyor
o da birşeylere iyi geliyormuş...
hoş kiraz sapıda satılıyor aktarda ama kirazı sapıyla yemek zor olur:)
birde ''gına gelir mi''diye soruyorsun...
alemsin he...
ne gına gelmesi...
ben çıktı alıp duvara asmayı düşünüyorum...
gidip gelip okurum keyfim yerine gelir :)
daha ne isterim...
sağlıkla, sevgiyle...

Adsız dedi ki...

hehe ben de aldım..
birincisinin kağıdı kayboldu ezildi büzüldü narlar..
sizin yüzünüzden dedim yardımcıya kaybettiniz kağıdı..
üç lira değil mi..
bi tane daha aldım..
hehe
kararlıyım nar yiyeceğim..
=)

olmadı tabii..
suyunu sıkmak için kullanabilirim..
=)

sevgiyle..
atalet..

Sedencik dedi ki...

ATALET.....tamam işe yaramıyor
ama
şirin işte...
yararmış gibi duruyor :)
da
sen narın suyunu nasıl sıkacan onda
onu merak ettim şimdi :)
üstünü süsleyip yılbaşı için kapı süsü yapmalı
şirin şirin ve işlevsiz orda dursun:)
sevgiyle...